| |||||||||||||||
| | |||||||||||||||
| Anasayfa | Haber Ara | Foto Galeri | Videolar | Anketler | Sitene Ekle | RSS Kaynağı | |||||||||||||||
HABER ARAEN ÇOK OKUNANLARSON YORUMLANANLAR
|
24 Kasım Öğretmenler Günü
24 Kasım 1928 Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK' e Millet Mektebinin Başöğretmeni ünvanı verildiği tarih, bu güne de "öğretmenler günü" denilmiştir. Yılda bir kez de olsa öğretmenlerimizin hatırlandığı, ellerinin öpüldüğü, hafızaların yoklandığı bugünde onların önem ve değerinden bahsedelim. Eğitim-öğretim faaliyetinin unsurlarından hatta vazgeçilmezlerinden biri de öğretmendir. Eğitim-öğretim; bu iki sözcük çoğu zaman yanlış olarak birbirleri yerine kullanılmakta ve anlamları birbirine karıştırılmaktadır. Oysa bireyin yaşam boyu süren eğitiminin; okulda, planlı ve programlı olarak yürütülen kısmı bireyin öğretimini oluşturur. Eğitim; zaman ve mekan yönünden kapsamlı, süreli ve çok boyutludur. Öğretimde zaman ve mekan kadar öğretmenin, velinin ve öğrencinin beklentileri de vardır. (1) Öğretmen kimdir? 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu'nun 43. maddesinde öğretmenlik, Devletin eğitim, öğretim ve bununla ilgili yönetim görevlerini üzerine alan özel bir ihtisas mesleğidir. Öğretmenler bu görevlerini Türk Milli Eğitiminin amaçlarına ve temel ilkelerine uygun olarak ifa etmekle yükümlüdürler. Öğretmenlik mesleğine hazırlık; genel kültür, özel alan eğitimi ve pedagojik formasyon ile sağlanır. Tarihin her döneminde öğretmenler, pek çok devlet adamı ve komutanın yetişmesinde rol oynamıştır. Bu nedenle; onlara önem ve değer verilmiş, meslek mensupları baş tacı yapılmıştır. Mesela, bir çağı kapayıp bir çağı açan Fatih Sultan Mehmet için annesi Hüma Hatun oğlunu teslim ettiği devrin hocalarına "Eti sizin, kemiği benim" diyerek onlara ne kadar değer verdiğini ve güvendiğini göstermiştir. Gene bizim inanç felsefemizin temelinde; "Ya öğretici ol, ya öğrenici ol, ya da dinleyici ol. Dördüncüsü olma helak olursun" emir ve düsturu vardır. Başöğretmen Atatürk, "Öğretmen geçmişin öğreticisi, geleceğin kurucusudur" ve "Toplumun medeniyet düzeyi öğretmenlere verilen değerle ölçülür" diyerek öğretmenin toplumdaki önem ve değerini vurgulamıştır. O halde bu duygu ve düşünceler içinde yetişerek Türk bayrağının dalgalandığı her yerde büyük bir vazife aşkıyla göreve başlayan öğretmenlerimiz, kendilerine emanet edilen gözleri öğrenme aşkıyla ışıl ışıl, geleceğimizin teminatı gençleri her yönüyle en iyi şekilde eğitmenin sorumluluk bilinciyle hareket etmelidir. Gene Atatürk'ün öğretmenler için söylediği şu sözü akıllarından hiç çıkarmamalıdır; "Yetişecek çocuklarımıza ve gençlerimize, görecekleri öğrenimin sının ne olursa olsun, en önce ve esaslı olarak Türkiye'nin istiklaline, kendi benliğine, milli geleneklerine düşman olan bütün unsurlarla mücadele etmek gereği öğretilmelidir." İdeal öğretmen; tabiri caizse öğrencilerini hoşgörü fırınında bilgi ile yoğurur, sevgi ile pişirir sonra hayata katar. Yukarıda bahsedilen hususlar doğrultusunda hareket eden Türk öğretmeni, mensubu bulunmakla büyük onur ve gurur duyduğu, tarihi şanlı sayfalarla dolu devlet ve milletine karşı görevini tam olarak yapmanın vicdani haz ve mutluluğunu yaşayacaktır. Devletimiz, öğretmenlerimize her geçen yıl daha çok önem ve değer verdiğini göstermeli, öğrencilerimiz de öğretmenlerine yukarıda bahsedilen hususlar ışığında saygılı olmalı, onların kıymetini bilmelidir. Bu duygu ve düşüncelerle ben de öğretmenlerimizin bu müstesna gününü kutlar, hayatta bulunan büyüklerin ellerinden öper, sağlık ve başarılar dilerken, şehit düşen ve ölenleri rahmetle anıyorum. Birliktelik içinde nice 24 Kasımlara. Sevgi ve saygılarımla. Dipnotlar: 1- Prof. Dr. Fatma VARIŞ. Eğitim Bilimine Giriş. S.20 Sevinç Matbaası Ankara-1981.
|
GALERİ |
|||||||||||||
|
Atatürk Bulvarı Sultan Sitesi A Blok No: 52/M 18100 ÇANKIRI
bizimcankiri@bizimcankirigazetesi.com - bizimcankiri@hotmail.com - bizimcankiri@gmail.com Altyapı: MyDesign Haber Sistemi |
|||||||||||||||