Son dakika haberi bulunmamaktadır.   Çankırı Bölge Trafik Haritası    Çankırı'da Yaran    Merih'le Tüketici Köşesi  
Anasayfa | Haber Ara | Foto Galeri | Videolar | Anketler | Sitene Ekle | RSS Kaynağı

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

Günaydın Türkiye!

Okunma  Yazar : Harun Kılıç
Yorumlar  Yorum Sayısı : 3
Okunma  Okunma : 142
Tarih  Tarih : 30 Temmuz 2010, 09:00

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Başbakan Erdoğan’ın Türk milletine zorla giydirmeye çalıştığı bozuk kumaştan yapılmış “açılım” marka elbisesinin etkileri yavaş yavaş hissedilmeye başlandı.

Bin yıldır aynı bayrak altında ve sulh içinde yaşayan toplulukların arasına ekilen ayrılık tohumu filizlendi…

 

Başka bir tanımla ülkenin her sorununa çözüm yerine sorun katmada pek bir mahir olan AKP iktidarı da, yeşeren ayrılık filizine “açılım” adıyla su ve gübre verdi!...

 

Çıkarttığı yasalarla ayrılığın gelişmesini ve bölücülüğün önünün açılmasını sağladı…

 

Ayrılık ateşinin yakılmasında önemli bir faktörde milli politikalardan vazgeçilip, dış güçlerin dayatma ve talepleri doğrultusunda izlenen gayri milli politikalardır.

 

Türkiye, başına sarılan ayrılıkçı terör belası ve iktidar tarafından zorla dayatılan anayasa paketi meselesiyle uğraşırken, adım adım iç çatışma sinyalleri gelmeye başladı…

 

Konuyla alakalı olarak; sağduyulu olup, milletini, bayrağını ve vatanını seven seslerle birlikte, zamanında çok uyarmamıza rağmen, uyarılarımıza kulak tıkandı..

 

Sonuç?

 

Uzun uzadıya anlatmaya gerek yok. Sonuç işte görüp yaşadığınız gibi..

Milletin sorunları yerine, isim de vererek özellikle bir halkın sorunları var derseniz.

 

Buda yetmez; çok bedeller ödenip yurt yapılmış bu ülkede, yaşayanların bütünlüğünü veya kaynaşmayı ifade eden Türk milleti kavramı yerine; etnik ayrıştırmayı çağrıştırıcı kavramları vurgulayıp hatta bu tarz eylem ve söylemlerde sürekli bulunursanız.

 

Sonuç bu olur!

 

Sayın Başbakan ve ekibi hangi akla hizmettir bilinmez ama maalesef bu politikayı benimsemiştir…

 

Değerli okur,

Hükümetin açılım adlı projeyle başlayıp, anayasa paketi değişikliğiyle devam ettiği süreç.. Yukarıda da değindiğimiz gibi, Türk toplumunda gerilimlere, ayrışmalara, hatta zaman zaman sıcak çatışmalara neden olmuştur..

İktidar izlediği politikanın yanlışlığını bile bile terk etmek yerine bilakis sorunları körükler tarzda siyaset izlemektedir..

 

Durum tam da bu minvalde iken “at gözlüğü” takılıp, “bütün bunlar yapılmak istenilen anayasal düzenlemeleri sekteye uğratma girişimleridir.” demenin karşılığını ben söylemeyeyim. Takdirlerinize bırakıyorum.

 

Değerli okur,

 

Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarı; bir BDP’li vekilin ifadesiyle ‘cini şişeden’ çıkartmıştır. Özellikle son üç yıldır dağdaki teröristler canımızdan can alırken.. Meclisteki uzantıları da, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve ekibinden aldığı cesaretle ayrıştırmayı hedefleyen taleplerde bulunmaktaydı..

 

Zamanla çıtayı öyle yüksek tutmaya başladılar ki, medya önüne devamlı sürdükleri ve bölücülüğü kendilerine şiar edinmiş laf cambazlarının söyledikleri yetmemiş gibi..

Sazı eline alan BDP’li vekil(!) Hamit Geylani.

Yaptığı bir konuşmada:

“Kürtlerin de kendi kaderlerini tayin hakkının olduğunu belirterek, 'Kürtleri federasyon, özerklik ya da bağımsızlık isteyebilir'…” demiştir..(Basından)

 

İşte Türkiye artık bu noktadadır ve eserin sahibi de Sayın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile AKP iktidarıdır.

 

Bölücülerin sözcülüğünü yapan şahsın bu sözleri sonrası denilebilecek tek bir cümle vardır..

Günaydın Türkiye!

Günaydın Sayın Başbakan!..

Evet göstere göstere gelen bu durum karşısında bile uyanmamakta direnen Türk milletinin büyükçe bir kısmına ve devlet yetkililerine diyoruz ki;

 

Günaydın!!!

 

Öte yandan 8 yıl içerisinde yaptığı düzenlemelerle ve gerçekleştirdiği tayinlerle yargı dahil bütün kadroları eline geçiren iktidar; “yargı silahını” kullanarak, bir nevi teröristlerle mücadele edenlerin önünü kesmekte, onların mücadele şevkini kırmaktadır…

 

Bir kez daha net olarak ifade edelim. Çözülmesi gereken asıl sorun bölücü ve ayrılıkçı terörün yanında vatandaşın geçim ve işsizlik sorunudur…

 

Gelir ve paylaşımın adaletsiz olduğu, işsizliğin ve yoksulluğun zirve yaptığı dönemlerde anarşinin önüne geçmekte zorlanırsınız..

 

Türk-İş tarafından açıklanan verilere göre:

Dört kişilik bir aile için açlık sınırı 822 Türk Lirasıdır. Bildiğiniz üzere belirlenen asgari ücret 599.12 TL’dir. Bu ücretle çalışıp mucizevi bir şekilde ev geçindirmek, sade bizim vatandaşımıza has bir durum olsa gerek. Ne kadar üstü örtülmeye çalışılsa da; yaklaşık 20 milyon vatandaşımızın karşı karşıya olduğu durum budur…

 

Vatandaşın büyük bir çoğunluğu bu hâldeyken.. Son derece pahalı elbiseler giyerek, karanlıkta bile güneş gözlüğü takarak, pahalı arabalara binerek, 30-40 kişilik koruma ordusunun arasında devlet imkanlarıyla; şehir şehir, ülke ülke gezerek devlet yönetilmez!..

 

Sorunlara sözde demokrasi makyajlarıyla da asla çare bulunmaz!..

İktidarın eline geçirdiği medya vasıtasıyla gerçekleri saklama çabalarına rağmen artık mızrağın çuvala sığmadığını görmesinin vakti gelmiştir.

 

Medya demişken.. Milletten kesilen paralarla hayatiyetini sürdürmesine ve devletin tarafsız bir kurumu olması gereken.. Ancak adeta AKP’nin yayın organı gibi işlev gören TRT’nin. YSK’nın uyarılarına rağmen iktidar lehine yaptığı tek yanlı yayınları da bu gerçekleri örtmeye yetmeyecektir…

TRT’nin yayınlarındaki taraftarlıkları gösteren birçok örnekten sadece ikisini verelim de kurumca “bize iftira atıyorlar” demesinler.

 

Mesela YSK’nın, “TRT’nin tarafsız yayın yapması gerektiği, aksi hâlde cezalandırılacağı” hususunu açıklandığı günün gecesinde. “Enine Boyuna” adlı programı izleyenler, tarafsızlık kuralına ne kadar uyduğunu görmüşlerdir!...

Keza geçtiğimiz Çarşamba günü “Medya müfettişi” adlı programa davet edilen Ahmet Tulgar adlı gazetecinin(!) “açılım” daha doğrusu hükümetin ayrıştırıcı projesini destekler mahiyetteki konuşması..

TRT’nin tarafsızlık ilkesine uymadığını ispat etmeye yeter de artar bile!

Bakalım, bizim dikkatimizi çeken taraflı programlar YSK’nın dikkatini çekmiş mi?!!

 

Uzun lafın kısası Türkiye; vatandaşının aleyhine bu şekildeki gelişen sosyal ve ekonomik gelişmeleri kaldıramaz. Hatta bir adım ilerisini söyleyeyim. Eğer böyle giderse hiç istemediğimiz kaos ortamının gelmesine ramak kalmıştır…

 

Bunları bile bile iktidarının devamı için gerilim stratejisini fütursuzca uygulayan AKP, yanlış uyguladığı siyasi, iktisadi ve sosyal politikalarla Türkiye’nin geleceğini tehlikeye atmaktadır…

 

Ülkenin devletiyle, milletiyle, bayrağıyla ve sınırlarıyla ayrışmasını değil, var olup süregelen sorunlarının çözümü konusunda yapılan bütün olumlu tekliflere;

“herkes işine gücüne baksın, fikirlerini de kendilerine saklasın.” Diyen zihniyetin; işine geldiği zaman “ madem ‘açılımın’ içi boştu. Buyursun doldursunlar” gibi uçuk noktada bulunan mantığıyla bu belanın def edilmeyeceği anlaşılmıştır…

 

O hâlde; iyi niyetle ve Türkiye’nin bekası adına yapılan bu ikazlara rağmen bildiğinden şaşmayan iktidara.. “Yeter artık dur!” deme işi yine Türk milletine düşmektedir..

 

Öyleyse ey millet! Sandık önünüzde, iktidarı ikaz için haydi hepiniz görev başına!

 

Yeni bir yazımızda buluşmak üzere esen kalınız.
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Tavsiye Et | Yorum Yaz Yorum Yaz

Bu habere toplam 3 yorum yazılmıştır.

Mehmet [ 05 Ağustos 2010, 14:39 ]
ELINE;DILINE VE YÜREGINE SAGLIK <ALLAH YAR VE YARDIMCINIZ OLSUN:<
selçuk erdoğan [ 05 Ağustos 2010, 12:12 ]
şu güzelim ülkenin haline bakın bakan amanosları temizleyin diye kükrüyor pkk temizliğe pek meraklıysan gel bizim belediyelerde temizlik müdürü ol diyor.yılarca çoban sülü nün peşinden koşup ardından özala kapaklanıp bir dönem çillerin eteğine dolanıp sonra ecevite oy verip iktidar yapanve nihayet akp gemisinde kürek çeken cemaatciler.ben hiç cemaat temsilcilerini toplu olarak camide görmedim ama onları toplu olarak iktidar partisinin binalarında gördüm.
ERYAMANLI SATO [ 01 Ağustos 2010, 17:29 ]
Sayın KILIÇ bu güzel yazı için elinize sağlık.

Etrafima soruyorum ve gördüm ki; biz sıradan vatandaşlar açlık, yoksulluk, geçim derdi filan gibi unsurların gündeme gelmemesine artık alıştık nasıl olsa kıt kanaat geçiniyoruz ve artık gündemin de böyle olmasını istemiyoruz, biz birliğimizin bütünlüğümüzün bozulmamasını, ülkemizin huzur içinde olmasını istiyoruz. Gazetelerdeki tabirle karpuz gibi bölünmek istemiyoruz, inanın ki bugünlerde her şeyden daha çok bunu istiyoruz. Tayyip ve saz arkadaşları unutmasınlar ki açılım diye diye bizi bu duruma getirdiler ama bilsinler!!! biz bir elmanın iki yarısıyız ve biz bir bütünüz, allahın izniyle 12 Eylül'de sandıkta da bunu ispatlayacağız inşallah.... hadi hep birlikte tekrarlayalım HAYIR, HAYIR YÜZBİN KERE HAYIRRRR.

Yorumların tamamını okumak için tıklayın.

Bu Yazarın Önceki Yazıları

Son Haberler

NE EKTİĞİN ÖNEMLİ07 Eylül 2010

GALERİ

ANKET

12 Eylül Referandumunda oyunuz ne şekilde olacak?




Tüm Anketler

Atatürk Bulvarı Sultan Sitesi A Blok No: 52/M 18100 ÇANKIRI bizimcankiri@bizimcankirigazetesi.com - bizimcankiri@hotmail.com - bizimcankiri@gmail.com
RSS Kaynağı | Yazar Girişi

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi