
NANO ŞART MI?
Son yıllarda kanser hastalığının artmasının nedeni olarak beslenme bozukluğu, stres ve genetik olduğunu düşünürdüm. Teknolojinin akıl almaz bir hızla gelişmesiyle birlikte hayatımıza yeni terimler girmeye başladı. Bunlardan biri de “nanoteknoloji”. Son zamanlarda sık sık gündeme geldiği için bu konuyu araştırma ihtiyacı hissettim ve bulduğum bilgileri sizlerle paylaşmaya karar verdim.
Evet nanoteknoloji yavaş yavaş günlük hayatımıza girmeye başladı demiştik. Basında büyük bir sevinçle bu buluştan bahsediliyor. Bu nano parçacıklar günlük hayatımızda kullandığımız çoğu şeylerde mevcutmuş. Rujlar, boyalar, diş macunları, vitaminler, fondötenler, hasta hücreleri robot gibi tedavi eden haplar vb… Söylenene göre bu buluş bir çığır açmış ve hayatımızda kolaylık sağlamış. En çok ta “mucize su” üzerinde durulmuştu. Bu suyun tehlikeli organizmaları hücre duvarında delikler açarak öldürdüğü belirtiliyor. Yani kısaca hücre duvarını delme gücüne sahip. Boyutlarını araştırdığınızda hücreyle kıyasladığımızda nano parçacıklar, araba içinde kaybolmuş karınca gibi oldukları görülürmüş. Dolayısıyla bu parçacıklar, hücre içinde rahatlıkla dolaşabilmekte, “gerekli düzenlemeleri” yapabilmekte imişler!
Teknik bilgi olduğu için bu kısmı yorumlamadan aynen olduğu gibi aktarıyorum:
“Bu yeni teknoloji ile üretilen nano parçacıklar günlük hayatımızda yaygın kullanıldığı için insan sağlığına, canlılara zarar verip vermediği tartışılmaya başlandı. Nano parçacıklar adı üzerinde nanometre boyutunda olan malzemelerdir. (1 nano metre 1/1 milyar metredir.) Bu küçük parçacıklar farklı özelliklere sahip olabilmeleri nedeniyle normal malzemelere oranla son yıllarda daha fazla tercih edilmektedir. Kaliforniya Üniversitesi’nde patoloji, radyasyon, onkoloji ve çevre sağlık bilimleri ekibince yapılan araştırmaya göre TiO2 (titanyum dioksit) nano parçacıklarının DNA’ da hem tek hem de çift iplikle kırılmaya yol açtığını, kromozomlara hasar verdiğini ve enflamasyona sebep olduğunu ortaya çıkardı. DNA ve kromozomlardaki kırılmaların kanser riskini artırdığı biliniyor. Ekip bu deneyleri bir model organizma olan fareler üzerinde gerçekleştirdi. Bu çalışmalarda farelerin sularına nano parçacıklar verildi. Beş günlük deneyin sonunda farelerde genetik hasarların olduğu görüldü. Bu beş günlük deney insana uyarlandığında 1,6 senelik bir zamana denk düşmektedir. Yani bir insan 1,6 sene bu nano parçacıklara maruz kalırsa benzer belirtiler gösterecektir. Parçacıkların boyutu çok küçük olduğu için hücreden hücreye geçebiliyor ve hücre içinde gerçekleşen bir takım mekanizmaları etkileyebiliyor. Vücut içinde rahatça dolaşabildiği için hücre ölümlerine sebep olabiliyor. Kozmetikte ise nano boyuttaki titanyum dioksit gibi malzemeler kullanılarak, kremin derinin daha dip kısımlarına ulaşması sağlanıyor.” Yaptığım araştırmalar neticesinde şunu fark ettim ki; yukarıda bahsi geçen üniversite çalışmasında anlatıldığı üzere insan sağlığına bu kadar olumsuz tesir eden bir teknoloji ile karşı karşıyayız. Aynı zamanda bu kadar önemli bir konuda henüz yeterli çalışma da yapılabilmiş değil. Dolayısıyla, biz tüketicilerin, bu denli fazla sektörde hayatımıza girmeye başlayan bu teknoloji ürünlerini kullanırken nano teknoloji ürünü olup olmadığını bilerek almak ya da almamak konusunda bilinçli olmamız gerektiğini düşünüyorum.
Bu araştırmayı yapmadan önce nano teknolojinin hayatımızda olmasının doğru olduğunu düşünüyordum ancak şimdi ise sormak istiyorum NANO ŞART MI?
merihletuketicikosesi@hotmail.com
merihletuketicikosesi@bizimcankirigazetesi.com
SESİNİZİ DUYUYORUZ
Merhaba
Bu köşemizi, haklarımızı öğrenmek, hak ettiğimiz bir şekilde yaşamak ve el ele vererek sorunlarımızın çözümü için gerekeni yapmak üzere açtık. Zaman ilerledikçe doğru bir karar verdiğimizi gördük. Çünkü bana memleketimin her köşesinden yaşanan sorunlarla ilgili mailler geliyor. Bizler de gerekli mercilere bu sorunları iletiyor, çözümü ile ilgili takibini yapıyor ve gelişmeleri de bize bu sorunu ileten okurlarımızla paylaşıyoruz. Adım adım gelişmelerden haberleri oluyor. Bizlerle karşılaştıkları sorunları paylaşan okurlarımızın isimleri gizli kalmak koşulu ile iki örneği sizlerle paylaşmak istiyorum.
“Merhaba rahatsız ettiğim için özür dilerim. Size bir şey danışmak istiyorum. Geçen gün eve gelen bir bayan, yeni bir mağaza açılışı var diyerek anneme çekiliş kuponu vermiş ve açmış anneme bir kâğıt düzenlemiş. Sözleşme gibi bir şey ve tansiyon aleti (normal fiyatının çok üzeri) ben araştırdım annem ilk 30 tl para vermiş ve taksite bölmüşler. Ben gittim iade etmek istediğimi söyledim kabul etmediler. “Almak mecburi” dediler. Haklarında da araştırma yaptım çok şikâyet var. Ben İstanbul’ da oturuyorum ve iademi kabul etmedikleri için ne yapabilirim nerelere başvurabilirim bana yol gösterirseniz çok mutlu olurum. Şimdiden teşekkürler...”
Bu okuyucumuzla konuştuğumuzda annesinin bu ürünü alalı 5 gün olduğunu öğrendik. Ürünü aldığımız tarihten itibaren 7 gün içinde de iade hakkımızın olduğunu biliyoruz ve bu süre dolmadan da satıcı ve sağlayıcı, kapıdan satış işlemine konu mal veya hizmet karşılığında tüketiciden herhangi bir isim altında ödeme yapılmasını ve ya borç altına sokan herhangi bir belge vermesini isteyemez. Satıcı, cayma bildirimi kendisine ulaştığı andan itibaren 20 gün içerisinde malı geri almakla yükümlüdür. Tüketici, malın mutat kullanımı sebebiyle meydana gelen değişiklik ve bozulmalardan sorumlu değildir.
Bunun için okuyucumuz cayma bildirimini bu zaman içinde olarak sözleşmenin üzerinde bulunan adrese iadeli taahhütlü olarak posta yoluyla gönderdi. Satıcının eline ulaştığı andan itibaren 20 gün içinde gelip ürünü sizden geri alacaklardır. Şimdiden geçmiş olsun diyelim. Ayrıca satıcı önden ödemiş olduğunuz peşinatı da iade etmek zorundadır. HATIRLATMAYI UNUTMAYINIZ.
“Merhaba,
Öncelikle benim konum belki sizi ilgilendirmiyor ama sizden bana yardım etmenizi istiyorum her ne kadar sizin konunuz değilmiş gibi görünse de tüketimle ilgili halkın sağlığı söz konusu. Çankırı Korgun İlçesi Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan … Ltd.Şti’nin insan sağlığıyla oynaması söz konusu. İmalathanesi insan için üretim yapamayacak kadar pis durumda. İmalatta çalışan elemanları oldukça özensiz ve saygısız. Olmadığı kadar kirli, yapılan uyarılara rağmen hiç bir düzelme göstermemekteler. İnsanların kıyafetleri imalathaneye uygun değil ve hepsi simsiyah, gördüğünüzde usta değil tamirci zannediyorsunuz. Erkek çalışanlar atlet ve şortla geziyorlar ve ellerini vücutlarında gezdirip hamurun içinde gezdirmekteler. Bu insanların sağlığıyla oynamaktan başka bir şey değil benim için. Bu insanları gerekli olan her yere şikâyet edeceğim, bunu sahiplerine de bildirdim ama insanlar o kadar pişkin ki istediğiniz yere şikâyet edin diyecek kadar. Ankara’daki sağlık İl Müdürlüğü’ ne, pastacılar tatlıcılar odasına şikâyette bulundum ama Çankırı' ya şikâyet edebileceğim karma odalar varmış ben ulaşamıyorum bana adreslerini verebilirseniz veya yapılacak ne varsa bilgilendirirseniz bana yardımcı olursanız sevinirim. Böyle insanların, insanların sağlığını kirleterek para kazanmalarını engellemeliyiz vatandaş olarak. İlginize teşekkür ederim”
Aslında bu sorun hem insan haklarını hem de tüketici haklarını ilgilendiriyor. Okuyucumuzla yaptığımız görüşmeler sonucunda bu durumu Çankırı İl Sağlık Müdürlüğü’ ne ilettik. Bu konuyla çok yakın ilgilendiler. Öncelikle Şube Müdürü Sayın Kadir Şahin Bey’ e gösterdiği ilgi ve alakadan dolayı teşekkür ediyoruz. Bu konu şu an araştırılıyor. Kesin netice alındığında bu köşeden firmanın ismini ve sonucu sizlerle paylaşacağız.
Gelen diğer maillerin de takibinin titizlikle yapılmakta olduğunu bilmenizi istiyoruz. Zaman zaman bazı örnekleri yine bu köşeden sizlerle paylaşacağız.
Haksızlığa uğradığınızı ya da kandırıldığınızı düşünüyorsanız mutlaka bize ulaşın, bizler sorunlarınızın çözümü için yardıma hazırız.
Biliniz ki;
Sesinizi duyuyoruz…
merihletuketicikosesi@hotmail.com
merihletuketicikosesi@bizimcankirigazetesi.com
MESAFELİ TÜKETİM
Yazılı, görsel, telefon ve elektronik ortamda veya diğer iletişim araçları kullanılarak ve tüketicilerle karşı karşıya gelinmeksizin yapılan, malın veya hizmetin tüketiciye anında veya sonradan teslimi yoluyla yapılan alışverişlere mesafeli alışveriş denir. Bunun için de yapılan sözleşmelere mesafeli sözleşme denir.
Çoğu televizyon kanallarında, telefon ya da internet aracılığı ile alış-verişler yapılmaktadır. Ancak bu yapılan alış-verişlerde bazı reklâmların kişileri kandırarak para kazanmak amaçlı oldukları ortaya çıkmıştır. Bu şekilde alış-veriş yapanların karşılarına bir takım sorunlar çıkmaktadır. Bu sorunlardan bazıları:
—Tüketicinin kredi kartı numaraları alınarak tüketicinin hesabındaki para çekilmekte, ancak reklâmlarındaki mal ve hizmet vaatlerini yerine getirmemektedirler. Vaat edilen mal veya hizmetler ya hiç teslim edilmemekte ya da geç teslim edilmektedir.
—Mesafeli alışverişlerde reklâmı yapılan bazı mal ve hizmetler belirtilen özellikleri taşımamaktadır.
—Mağdur edilen tüketiciler, mağduriyetlerinin giderilmesi için firmaları aradıklarında firmalar tarafından oyalanmakta ve genellikte de olumlu sonuç alamamaktadırlar.
Mesafeli alışverişlerde, mesafeli sözleşmenin akdinden önce aşağıda belirtilen bilgilerin tüketiciye verilmesi zorunludur.
—Sözleşme konusu mal ya da hizmetin tüm vergiler dâhil satış fiyatı,
—Satıcı veya sağlayıcının fiyat dâhil tüm vaatlerinin geçerlilik süresi,
—Teslimat ve ifanın nasıl yapılacağına ve varsa buna ilişkin masrafların tutarı ve kimin tarafından karşılanacağına dair bilgiler,
—Satıcı veya sağlayıcının isim, unvan, açık adres, telefon ve varsa diğer erişim bilgileri,
—Sözleşme konusu mal ya da hizmetin temel özellikleri,
—Cayma hakkı ve bu hakkın nasıl kullanılacağına dair bilgiler,
—Tüketiciye bir maliyeti varsa kullanılan iletişim yollarının ücreti,
—Tüketicinin ödemelerinin nasıl yapılacağına dair bilgiler,
—Sözleşme konusu mal ya da hizmetin, teslim ve ifa tarihlerine ilişkin program,
—Tüketicinin talep ve şikâyetlerini iletebileceği satıcı veya sağlayıcının açık adres, telefon ve varsa diğer erişim bilgileri.
Tüketici, ön bilgileri doğru ve eksiksiz olarak edindiğini yazılı olarak teyit etmedikçe sözleşme akdedilemez. Elektronik ortamda yapılan sözleşmelerde bu teyit işlemi yine elektronik ortamda yapılır. Tüketici, mallar için sözleşme konusu mal kendisine ulaşmadan, hizmetler için de en geç sözleşmenin ifasından önce ön bilgileri içeren yazılı onayı almalıdır.
Mesafeli Alışverişlerde Cayma Hakkı
Cayma hakkı süresince sözleşmeye konu olan mal veya hizmet karşılığında tüketiciden herhangi bir isim altında ödeme yapmasının veya borç altına sokan herhangi bir belge vermesinin istenemeyeceğine ilişkin hükümler dışında kapıdan satışlara ilişkin hükümler mesafeli sözleşmelere de uygulanır.
Mesafeli alışverişlerde, tüketici, malı teslim aldığı tarihten itibaren 7 gün içerisinde hiçbir hukuki ve cezai sorumluluk üstlenmeksizin ve hiçbir gerekçe göstermeksizin malı reddederek sözleşmeden cayma hakkına sahiptir. Hizmet sunumuna ilişkin mesafeli alış veriş sözleşmelerinde, 7 günlük cayma hakkı süresi sözleşmenin imzalandığı tarihte başlar.
Eğer sözleşmede, hizmetin yerine getirilmesinin yedi günlük süre dolmadan yapılması kararlaştırılmış ise tüketici ifanın başlayacağı tarihe kadar cayma hakkını kullanabilir. Cayma hakkının kullanımı nedeniyle yapılan masraflar firmalara aittir.
Tüketicinin cayma bildiriminin firmaya ulaştığı tarihten itibaren 10 gün içinde ödemiş olduğu bedel, kıymetli evrak ve tüketiciyi borç altına sokan her çeşit belge ilgili firma tarafından tüketiciye iade edilmek zorunluluğu bulunmaktadır. Ayrıca firma tarafından tüketiciye mal teslim edilmişse bu malın da 20 gün içinde firma tarafından tüketiciden alınması gereklidir.
Mesafeli ortamda yapılan alış verişler henüz dünyada ve ülkemizde tam oturmadığından ve birçok sorun çıktığından tüketicilerin bu tür alış verişlerde çok dikkatli olmaları gerekmektedir. Bu firmalar arasında dolandırıcı ve gayri ciddi firmalar olma ihtimalinden dolayı mağdur olmamak için ancak çok güvenilir, kendisini kanıtlamış firmalardan ve yasal haklarını bilerek bilinçli alış veriş yapmalarını öneriyoruz. Çünkü tüketicilerin görerek, elle ve gözle inceleyerek, güvenilir olduğu belirtilen firmalardan yaptıkları alış verişlerde bile sorun çıkmaktayken iletişim araçlarıyla tanınmamış firmalardan malı görmeden, incelemeden yapılan mesafeli alış verişlerde birçok sorun yaşanması doğaldır.
Bu konuda sorun yaşayan fakat çözüm bulamayanlar aşağıdaki mail adresine bildirebilirler.
merihletuketicikosesi@hotmail.com
merihletuketicikosesi@bizimcankirigazetesi.com
Keyifli alışverişler dileğiyle…
Dikkat Kapıdan Satılmayalım
Merhaba
Devlet, vatandaşın yaşamlarını rahatça sürdürebilmesi için muhtelif kanunlar düzenler ve çıkarılan bu kanunlar uygulanırsa toplum huzur içinde yaşantısını devam ettirir. Aksadığı takdirde ise toplum huzuru ve düzeni bozulur. Bu arada kanun çıkarmak ne kadar doğru bir hareketse de kanunun işleyişini sağlamak da çok önemlidir.
1995 yılında çıkarılan 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun 2003 yılında 4822 Sayılı kanun ile güncellenmiş ve kanunun aksayan bazı tarafları düzeltilmiştir. Düzenleme yeterli midir, elbette ki hayır! Toplum olarak karşılıklı sevgi, saygı ve en önemlisi hoşgörülü olmadığımız sürece kanun da çıkarılsa yaşam düzeyimizin yaşanır hale gelmesi mümkün olmayacaktır.
Kanun kapıdan yapılan satışlarda tüketiciyi çelik bir zırh ile güvence altına almıştır. Tabii vatandaş 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunu bildiği takdirde. 4077 Sayılı Kanunun 8.ve 9. maddesi kapıdan satışların nasıl ve ne şekilde yapılacağının kurallarını koymuştur. Kapıdan satış yapılırken firma öncelikle Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’ndan yetki belgesi alması gerekmektedir. Satış gerçekleştirilirken “Cayma Bildirimi” düzenlemek zorundadır. Cayma Bildirimi tüketicinin kendi el yazısı ile adını ve soyadını yazıp bildirimin yapıldığı günün tarihini atması gerekmektedir. Bildirim düzenlenirken tüketici kapıdan satış esnasında aldığı ürüne herhangi bir ücret ödemeyecektir. Nedeni ise tüketici kapıdan satışlarda aldığı ürünü 7 gün içinde kayıtsız şartsız iade etme yetkisi vermektedir. Ancak kendilerini uyanık zanneden bazı art niyetli firmalar tüketiciyi çelik zırh gibi koruyan Kanuna rağmen yeni mucitlikler keşfetmektedir.
Son günlerde kendilerini “Sağlık Bakanlığından geliyoruz” diyerek tansiyon aleti, masaj kemeri, şeker ölçme cihazı v.b. ürünleri piyasanın iki üç katı bedelle satmak istemektedir. Ancak tüketiciler bu konuda bilinçli oldukları takdirde ürünü geri iade etmesi için www.tuko-bir.org.tr veya aşağıdaki adreslerden bana ulaşmaları yeterli olacaktır.
Kapıdan satışlar kanun ile tüketicileri korurken diğer satışlarda da koruma altına almaktadır. Kanunun 4. maddesinde “Ayıplı Mal ve Ayıplı Hizmet” şeklinde tüketiciler korunmaktadır. 13. maddesinde “Garanti Belgesi” ile tüketici korunma altına alınmıştır. Ancak kanun tüketici tarafından bilindiği takdirde art niyetli satıcıların tüketicilere karşı nasıl davranılması gerektiğini öğreneceklerdir. Tüketicilere ürün satarken güler yüzlü davranan satış sorumluları üründe bir hata olduğunda iade ve değişim için geldiklerinde bir dövmedikleri kalıyor.
Ankara Ulucanlar Göz Hastanesinde çalışan Nazmiye Hanım eşine MSB Kunduradan bir ayakkabı alır. Ancak ayakkabı bir numara küçük geldiği için ertesi gün değişime gider, bilerek veya bilmeyerek aynı ayakkabıyı Nazmiye Hanıma tekrar verirler. Akşam aynı ayakkabı paketten çıkınca Nazmiye Hanıma afakanlar basar. Ertesi gün tekrar MSB Kundura’ya giden Nazmiye Hanım yapılanın hesabını sormak isterken satış elemanları Nazmiye Hanımı bir dövmedikleri kalmıştır. Nazmiye Hanım web sayfamız aracılığı ile bize ulaşmış ve bizim girişimlerimizle de Nazmiye Hanım eşine istediği ayakkabıyı alabilmiştir.
Sevgili okurlar şunu hiç unutmayalım ki, HAK VERİLMEZ ALINIR. Bize verilen bu hakları öğrenmediğimiz sürece de bizleri sömürenlerin ekmeğine yağ sürmüş oluyoruz ve onlar da bizi sömürmeye devam edeceklerdir.
Merihletuketicikosesi@hotmail.com
Merihletuketicikosesi@bizimcankirigazetesi.com
Sömürülmememiz dileğiyle görüşmek üzere…
BİR GÜN GEREKEBİLİR
Merhabalar,
Bizler yaşamak için tüketmek zorundayız. Tüketirken de birtakım ürün veya hizmetler satın alıyoruz. Fakat kimi satıcılar “zorunlu olmadıkları halde” bir takım hilelerle bizi kandırarak yanlış ürün/hizmet almamıza neden oluyorlar. Böyle durumlarla karşılaştığımızda sorunu çözebilmek için önce haklarımızın bilincinde olmamız, sonra da haklarımızı nerelerde arayacağımızı bilmemiz gerekiyor.
AYIPLI MALDAN DOĞAN SORUMLULUK
Satıcı, tercih ve talep ettiğiniz seçeneği yerine getirmekle yükümlüdür. Satın aldığınız ayıplı maldan ve/veya ayıplı malın neden olduğu her türlü zarardan dolayı satıcı, bayi, acente, imalatçı-üretici ve ithalatçı birlikte ve zincirleme sorumludurlar. Satın aldığınız malın ayıbı gizli nitelikte ise, hakkınızı aramak için kanuni süre iki yıldır. Satıcı, satılan malın ayıbını tüketiciden hile ile gizlemişse 2 yıllık zaman aşımı süresinden faydalanamaz.
SATIN ALDIĞINIZ MAL AYIPLI İSE HAKKINIZ NEDİR?
Satın aldığınız malın ayıplı olduğunun anlaşılması halinde; malın teslim tarihinden itibaren 30 gün içinde satıcıya başvurarak;
· Değiştirilmesi,
· Ödediğiniz bedelin iade edilmesi,
· Ayıbın neden olduğu değer kaybının bedelden indirilmesi,
· Ücretsiz olarak onarılması,
· Tazminat hakkı,
haklarından istediğiniz birini talep edebilirsiniz.
TAKSİTLİ SATIŞ
Taksitli satışlardan doğan borçlarınızın tamamı veya bir kısmını önceden ödeme hakkına sahipsiniz. Bu durumda satıcı ödenen miktara göre gerekli faiz indirimini yapmakla yükümlüdür. Mal veya hizmetin satıcı ile aranızda yazılı olarak belirlenen toplam satış fiyatı hiç bir şekilde artırılamaz. Bir nüshası da müşteriye verilmesi zorunlu olan sözleşmede,
peşin satış fiyatı, faizle birlikte toplam satış fiyatı, faiz miktarı, yıllık faiz ile gecikme faizi oranları, ön ödeme tutarı ( peşinat ),ödeme planının bulunması gereklidir. Dikkat ediniz.
KAMPANYALI SATIŞLAR
Kampanyalı satışlarda, ilan ve taahhüt edilen mal veya hizmetin; teslimatının zamanında yapılmaması, fiyat, nitelik ve miktarında sözleşmeye aykırı davranılması durumlarında, satıcı, bayi, acente, temsilci, imalatçı-üretici ve ithalatçı birlikte ve zincirleme sorumludur. Sözleşmede kampanya bitiş tarihi ile malın ya da hizmetin teslim veya yerine getirilme tarih ve şekline ilişkin bilgilerin yazılı olmasını arayınız. Kampanyalı satışlarda da borcunuzun tamamını veya bir kısmını önceden ödemeniz durumunda satıcı, ödediğiniz miktara göre gerekli faiz indirimini yapmakla yükümlüdür.
KAPIDAN SATIŞLAR
Satıcının eviniz veya işyerinize gelerek yaptığı satışlardır;
· 7 gün içerisinde malı kabul veya hiçbir gerekçe göstermeden reddetmek hakkına sahipsiniz.
· 7 gün içinde malı kabul ediyorsanız, satıcı belgeleri kendi el yazınızla tarih ve imza artırarak geçerli kılar.
· 7 gün içinde malı kabul etmiyorsanız satıcı kullanımdan doğan herhangi bir maliyet talep edemez ve malı geri almak zorundadır.
TÜKETİCİ SORUNLARIYLA İLGİLENEN YERLER
Satıcıyla yaptığınız görüşmeler sonucunda sorununuz çözüme kavuşmamışsa aşağıda açıklanan kurumlara başvurabilirsiniz.
· Bulunduğunuz yerdeki tüketicinin korunmasına yönelik olarak faaliyet gösteren dernek veya vakıflar
· Tüketici Sorunları Hakem Heyetleri: 81 il merkezinde Sanayi ve Ticaret il müdürlükleri ve tüm ilçelerde kaymakamlıklar bünyesinde faaliyettedir.
· T.C. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı: Tüketicinin ve Rekabetin korunması Genel Müdürlüğü
· Tüketici sorunlarına bakmakla görevli Tüketici Mahkemeleri veya görevli Asliye Ticaret veya Asliye Hukuk Mahkemeleri
HAKEM HEYETİ NEDİR?
Tüketicinin korunması hakkında kanun'un 22. maddesi gereği her il ve ilçe merkezinde tüketici sorunları hakem heyetleri kurulmuştur. Bu heyetler tüketiciler ile satıcılar arasında ayıplı mal ve hizmetlerden doğan anlaşmazlıklara bakmakla görevli ve yetkilidir. Sorunlarınızın çözümünde kısa sürede sonuç alabileceğiniz tüketici sorunları hakem heyetlerine başvurmaktan çekinmeyiniz.
Unutmayınız ki, haksızlığa uğrayan kişinin hakkını arayacağı mekanizmalar mevcuttur. Yeter ki bu mekanizmaları ne zaman ve nasıl kullanabileceğimizi bilelim.
Bu mekanizmaları kullanmak zorunda kalmayacağınız günler dileğiyle…
merihletuketicikosesi@hotmail.com
merihletuketicikosesi@bizimcankirigazetesi.com
Tüketirken Tüketiliyor muyuz
?
Çoğu kişinin varlığından bile haberi olmadığı 4077 sayılı tüketicinin korunmasıyla ilgili bir kanun vardır. Bu kanunun 1.maddesi der ki:
“Bu kanunun amacı, ekonominin gereklerine ve kamu yararına uygun olarak tüketicinin sağlık ve güvenliği ile ekonomik çıkarlarını koruyucu, aydınlatıcı, eğitici, zararlarını tazmin edici, çevresel tehlikelerden korunmasını sağlayıcı önlemleri almak ve tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini özendirmek ve bu konudaki politikaların oluşturulmasında gönüllü örgütlenmeleri teşvik etmeye ilişkin hususları düzenlemektir.”
Tüketicilik nedir, tüketici diye kime denir?
Esas olarak tüketicilik, tüketicilerin ekonomik refahını ve politik gücünü artırmayı amaçlayan farklı ve gelişen sosyal bir harekettir" denilmektedir. Tüketici ise NEFES ALIP VEREN HERKES BİRER TÜKETİCİDİR. Bu bakımdan aslında tüketicinin korunması demek bir ülkede yaşayan insanların korunması demektir. Bu konudaki çalışmalar dikkate alınmak suretiyle Uluslararası Tüketici Birlikleri Örgütü - daha sonraki adıyla Uluslararası Tüketiciler Örgütü - tarafından deklare edilmiş ve genel kabul görmüş, evrensel nitelikte sekiz tüketici hakkı mevcuttur. Buna göre tüketicinin sekiz temel hakkını söyle sıralayabiliriz.
1. Temel İhtiyaçların Karşılanması Hakkı
2. Güvenlik ve Güven duyma Hakkı
3. Bilgi Edinme Hakkı
4. Seçme Hakkı
5. Temsil Edilme (Sesini Duyurma) Hakkı
6. Tazmin Edilme Hakkı
7. Eğitilme Hakkı
8. Sağlıklı Bir Çevreye Sahip Olma Hakkı
Bu haklarımızdan haberdar olmadığımız için çoğu kez birçok sıkıntılarla karşılaşıyoruz. Örneğin;
Alış verişinizi yaptınız eve geldiniz. Eve geldiğinizde de fark ettiniz ki aldığınız ürün ayıplı mal. (Ayıplı mal, ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda ya da reklâm ve ilanlarında yer alan veya satıcı tarafından bildirilen, standardında, teknik düzenlemesinde tespit edilen nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan ya da tahsis veya kullanım amacı bakımından değerini veya tüketicinin ondan beklediği faydaları azaltan, ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren mallar, ayıplı mal olarak kabul edilir). Bu durumda 4077 sayılı tüketiciyi koruma kanunu bize şu hakları veriyor:
Satın aldığınız malın ayıplı olduğunun anlaşılması halinde; malın teslim tarihinden itibaren 30 gün içinde satıcıya başvurarak,
-Değiştirilmesini,
-Ödediğiniz bedelin iade edilmesini,
-Ayıbın neden olduğu değer kaybının bedelden indirilmesini,
-Ücretsiz olarak onarılmasını,
-Tazminat hakkını talep edebilirsiniz.
Bir de genellikle hanımların başına gelen sıkıntılı durumlardan biri olan kapıdan satış sorunları vardır. Kapıdan satış, satıcının evinize veya işyerinize gelerek yaptığı satışlardır. En çok ta bu kapıdan satışlarda hanımlarımız kandırılmaya çalışılıyor. Elindeki ürünü iade etmek isteyip te edemeyen birçok kişi biliyoruz. Oysaki bu tür satışlarda da bizim haklarımız şunlardır:
- 7 gün içerisinde malı kabul veya hiçbir gerekçe göstermeden reddetmek hakkına sahibiz.
- 7 gün içinde malı kabul ediyorsanız, satıcı belgeleri kendi el yazınızla tarih ve imza artırarak geçerli kılar.
- 7 gün içinde malı kabul etmiyorsanız satıcı kullanımdan doğan herhangi bir maliyet talep edemez ve malı geri almak zorundadır.
Tüketicinin korunması hakkında kanun'un 22nci maddesi gereği her il ve ilçe merkezinde tüketici sorunları hakem heyetleri kurulmuştur. Bu heyetler tüketiciler ile satıcılar arasında ayıplı mal ve hizmetlerden doğan anlaşmazlıklara bakmakla görevli ve yetkilidir. Sorunlarınızın çözümünde kısa sürede sonuç alabileceğiniz tüketici sorunları hakem heyetlerine başvurmaktan çekinmeyiniz.
Başvurular, mal ve hizmeti satın aldığınız satıcının bulunduğu yerdeki tüketici sorunları hakem heyetine yapılır. Ancak kapıdan satışla ilgili uyuşmazlıklarda tüketicinin bulunduğu yerdeki hakem heyetine başvurulur. Başvurunuz bilirkişi incelemesi gerektirmiyorsa en geç bir ay içerisinde karara bağlanır. Hakem heyetlerinin 500 TL’ye kadar olan davalarda kararı kesindir. Başvurularda herhangi bir ücret alınmaz.
Ayrıca Sanayi bakanlığınca belirlenen sanayi mallarının garanti belgesi ile birlikte satılması zorunludur. Garanti süresi malın teslim tarihinden itibaren başlar ve en az 2 yıldır. Garanti süresi içerisinde arızalanan malı, satıcı; hiçbir ücret talep etmeksizin tamiri ile yükümlüdür.
. Sevgili tüketiciler,
-Tüketici haklarını koruyan 4077 sayılı kanunu öğrenmeliyiz
-Yapacağımız her alış-verişte mutlaka fiş veya belge almalıyız.
-Kaliteli, TSE'li mal ve hizmet aramalıyız! Mümkünse yerli malını tercih etmeliyiz.
-Bunun vatandaşlık görevi olduğunu unutmamalıyız.
-Ayıplı mal veya hizmet ile karşılaştığımızda değiştirme, iade, değeri kadar indirim veya onarımını talep edebiliriz.
Ülkemizin ve çocuklarımızın geleceği bilinçli olmamıza ve hakkımızı aramamıza bağlıdır. Bizim çabalarımızla üreticiye dönen her hatalı mal veya hizmet mutlaka daha kaliteli olarak tekrar geri dönecektir. Fert olarak üzerimize düşeni yapmalı, adamsendeciliği bırakıp duyarlı olmalı, haklarımızı öğrenip sonuna kadar savunmalıyız.
Bu konuda herhangi bir sorun yaşayanların haklarını elde edebilmeleri için aşağıdaki mail adresine bırakacakları mesaj mutlak gizlilik koşulları altında değerlendirilecek, çözüm yolları bu sayfalarda yer alacaktır.
Dikkat edelim, tüketelim derken tüketilmeyelim.
Tüketilmemeniz dileği ile…
merihletuketicikosesi@hotmail.com
merihletuketicikosesi@bizimcankirigazetesi.com